2.1.1 Oyun yüzeyi olarak tanımlanan masa üst yüzeyi, 2,74 m uzunluğunda ve 1.525 m eninde bir dikdörtgen olacak ve zeminden 76 cm yükseklikte yatay bir düzlemde bulunacaktır. 2.1.2 Oyun yüzeyi, masa üst yüzeyinin yan kenarlarını içermeyecektir.
Uluslararası Masa Tenisi Federasyonu ITTF'nin standartlara göre, masa tenisi masasının uzunluğu 274 santimetre, genişliği ise 152.5 santimetredir. Masanın yüksekliği ise 76 cm olarak belirlenmiştir ve 15.25 santim file yüksekliği ile kullanılır.
Masa tenisinde oyun servis atışı ile başlamaktadır. Bir set 11 sayı ile biter. Her oyuncu 2 tane servis atışı kullanır. Müsabakalar 3 set üzerinden oynanır.
Uzun kenarların tam ortasına çiftli maçlarda sahaların ayrılması için 0.3 cm kalındığında beyaz çizgi ile çizilidir.
Maçlar 11 puan üzerinden oynanır ve oyuncunun en az iki puan farkla kazanması gereklidir. Örneğin, masa tenisi 6-0 kuralına göre, bir oyuncu minimum 6 oyunu en az iki puan farkla kazanmalıdır. Resmi maçlarda oyunlar 11, 15 veya 21 puana kadar oynanabilir.
Ping-pong yada pinpon adıyla bilinen masa tenisi 20. yüzyılın başlarında İngiltere'de gelişmiştir. 1900'lerde İngiltere ve ABD'de selüloit bir top ve tirşe gerili tefe benzer raketlerle oynanan masatenisi, oynanırken çıkan ses nedeniyle daha çok ping-pong olarak anılıyordu.
Forehand: Oyuncunun topu vurduğu taraf. Oyuncunun sağ eli varsa, topu sağ tarafından vurur. Backhand: Oyuncunun topu vurduğu taraf. Oyuncunun sağ eli varsa, topu sol tarafından vurur.
Türkiye Masa Tenisi Federasyonu bünyesinde 554 kulüp, 3.252 hakem, 6.290 antrenör, 81.925 lisanslı erkek sporcu, 42.097 lisanslı bayan sporcu olmak üzere toplam 124.062 lisanslı sporcu bulunmaktadır. 14.522 bay-bayan faal lisanslı sporcu ile faaliyetlerine ve hizmetlerine devam etmektedir.
kökeni çince "iyi sayı"ya dayanan bir masa tenisi duygu patlaması. masa tenisinde kazanılan sayı sonrası sarf edilen sevinç narası. ardından bir sayı daha alınırsa bu kez cho değil, cho-le (yine cho) narası atılır. kelimenin kökeni tartışmalıdır.
Pin pon topunun içine doldurulan propan gazı ile havada spin atmasına ve ateşin içinde patladığı ana tanıklık ediyoruz.
1900 yılında Amerika'yı ziyaret eden İngiliz James Gibb, dönerken yanında bazı içi boş selüloid toplardan getirdi ve arkadaşlarıyla salon tenisini bu topları kullanarak oynamaya başladı. Gibb, topun rakete ve masaya çarptığı zaman çıkardığı sesi temsil eden "ping pong" ismini kullanmaya başladı.